“Fütürizm” Metropol Modasını Etkisi Altına Alıyor

12 Ekim 2021

Uzun yıllar modanın birleştirici gücüne tanıklık ettik. Fakat artık öyle değil. Bir süredir herkesin “kendine has bir stil yaratmak” ile ilgili bir derdi var. Eskiyi tanımak, geleceği anlamak, benzersiz formlar oluşturmak ve yenilikçi akımların izinde koleksiyonları uyarlamak… Buna ileri görüşlülük ve gelenekçiliğin benzersiz harmonisi de diyebiliriz.

Moda sektörüne yeni bir soluk getiren ve 20. yüzyılda İtalya’da ortaya çıkan fütürizm akımı sahip olduğu niteliği ve hedefiyle döneme damgasını vurmayı başardı. Zamanla modayı da etkilemeyi başaran akım, dinamizmi ana merkezine alarak özgün formlarıyla, ahenk ve özgüveni ön plana çıkaran kıyafetlerde dikkat çekti.

“Yarının dünyası için tasarlamak…”

Bu akımın moda tarafındaki en önemli temsilcilerinden biri de ünlü tasarımcı Pierre Cardin… Mösyö Pierre, geçtiğimiz yüzyılın 60’lı ve 70’li yıllarında ‘yeni modernizm’in ve ‘fütüristik moda’nın kilometre taşlarını belirleyen kişi olmayı başardı. 65 yıllık kariyeri boyunca dünyadaki moda algısını baştan tasarlayan modacı, çalışma mottosunu, “Henüz var olmayan bir hayat tarzı için, yarının dünyası için tasarlamak” olarak nitelendirmiştir. Pierre Cardin fütüristik, cesur tasarım anlayışı ile zamanın modern kumaşlarını deneysel bir tavırla koleksiyonlarına yansıtma başarısı gösterdi. 1953 yılında kadınlar için ilk kez “ready-to-wear” adıyla hazırladığı koleksiyonunu sunan Mösyö Pierre, 1960’ta ise cosmos, astronomi ve geleceğe olan merakı ile dünyaca tanınmaya başlar. Aynı yıl erkekler için hazır giyim koleksiyonunu oluşturarak sınırlı bir kitleye hitap eden tasarımcı algısını da yıkmış ve herkesin ulaşabileceği yenilikçi bir dünya kurdu. Kuşkusuz fütürizm akımı incelikle işlenmiş bir tuval olsaymış, resmeden Pierre Cardin olurmuş…

Belirsin geleceğin cazibesi…
Belirsin geleceğin cazibesi…

Her dönemde etkisini gösteren geleceğin tasviri insanoğlunda merak uyandırıyor. Özellikle moda sektöründe geleneklerden uzaklaşarak her tasarımda yeniliği sunma çabasına yeni bir soluk getirdi ve yaratıcılığın sınırlarını genişletti. Yaşadığımız çağda sahip olduğumuz teknolojik ve bilgi altyapısı sayesinde kıyafetlerde birçok yeniliğin ortaya çıktığını görebiliyoruz. Nano teknolojiye sahip kumaşlar, karanlıkta parlayan kıyafetler, kırışmayan ceketler, geri dönüştürülmüş ve sürdürebilirliği destekleyen tasarımlar…

Yakın gelecekte deneyimleyeceğimiz dönüşüm şimdiden resmediliyor.
Yakın gelecekte deneyimleyeceğimiz dönüşüm şimdiden resmediliyor.

Değişen moda anlayışı, günden güne gelişen teknoloji ile tüketici eğilimlerinde, alışkanlıklarında ve taleplerinde değişim yaşanmasına neden oluyor. Önümüzdeki yıllarda inovasyon ve teknolojik devrimin yaşanacağı bir sektör olarak karşımıza çıkıyor.

Tüm bu gelişmeler ışığında moda kavramının, yalnızca kendi ekseni etrafında değil toplumların bir aynası olarak yeniden değerlendirilmesi gerekiyor. Her geçen gün değişim gösteren endüstri, gelecekçi yaklaşımlara dijital ve teknolojik gelişmeleri de ekleyerek gelişmeye devam ediyor. Yakın gelecekte hep birlikte deneyimleyeceğimiz bu dönüşümün, şimdiden resmedildiğini söylemek mümkün.